Haber Detayı
18 Temmuz 2019 - Perşembe 12:54
 
GÜLCÜ İSMAİL EFENDİ….
GÜNDEM Haberi
GÜLCÜ İSMAİL EFENDİ….

ki ''Mecidiye Nişanı'' ile tevcih edilen Dehâ:

Müftüzade Gülcü İsmail Efendi

 

Kızanlık Vadisi'nden (Bulgaristan) bastonun içerisinde Rosa Damescana (Yağ Gülü) getirdi. Isparta toprakları ile buluşturdu. Kokulu güllerden yağ çıkardı, ihracatın kapılarını açtı. Devlet iki kez Mecidiye Nişanı (Askerlik ve Kahramanlık Madalyası) tevcih etti. O, yüzyılları aşan bir Dehâ: Müftüzade Gülcü İsmail Efendi

 

-Medrese tahsili gördü, Enderun'da ''Şehzadelerin Öğretmeni'' idi

Tarih Araştırmacısı- Yazar Ömer Uyar Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin Medrese eğitimi aldığını söyledi. Enderun'da uzun yıllar görev yaptığını anlatan Uyar, ''müteşebbis bir insandı. Kızanlık Vadisi'nden bastonunun içerisinde gül çiçeği getirdi. Bugünkü Gül Endüstrisi'nin temellerini attı'' dedi.

 

-Emeği geçen herkesin 'Aziz Hatıraları'na İthaf ediyoruz

1888 yılında toprakla ilk buluşan filizlerin bugün Isparta'nın ekonomisinin, kalkınmasının ana motorlarından biri haline geldiğini kaydeden Uyar, şöyle diyor: ''Rosa Damescana'nın (Yağ Gülü) bu noktalara gelmesinde ufku, vizyonu geniş Müftüzade Gülcü İsmail Efendi var. Kendileri elde ettiği Gülyağı'nı pazarlamak için Avrupa seyahatlerine de tarihi kaynaklarda rastlıyoruz.''

 

-Tarihi kaynakların aydınlığında Isparta'yı dönüştüren Dehâ

Tarih Araştırmacısı- Yazar Ömer Uyar, Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'ye ilişkin en önemli kaynaklardan birinin merhum eğitimci/ kütüphaneci Mahmut Kıyıcı'nın eserleri olduğunu söyledi.

Zira Mahmut Kıyıcı'nın ''Ispartalı ve Isparta'ya hizmet etmiş büyük adamlar'' başlıklı eserinin 63 ve 67'nci sayfalarında Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin hayatı anlatılıyor.

GÖLTAŞ Kültür Yayınları tarafından basılan eserde Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin Devlet tarafından ''Askerlik ve Kahramanlık Nişanı'' ile ödüllendirildiği belirtiliyor.

Tarih Araştırmacısı- Yazar Ömer Uyar, Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin Orman, Maaddin ve Ziraat Nazırı'nın teklifi ile kendisine tevcih edilen Mecidiye Nişanı'nı (Askerlik ve Kahramanlık Nişanı) kabul ettiğini; ancak bunun yanı sıra verilen para ödülünü nazik bir şekilde almadığını ifade ediyor.

Uyar, bunun üzerine dönemin Orman, Madenler ve Tarım Bakanlığı'nın para ödülü yerine damıtma aygıtı (imbik ve tamamlayıcı parçalar) hediye edildiğini ifade ediyor.

Bakanlık, ertesi yıl Isparta'ya Heyet gönderiyor.

Gelen Heyet, Rosa Damescana bahçeleri ve gül yağı çıkarılması sonucu ülkeye sağlanan katma değer nedeniyle Madalya verilmesinin uygun olacağı raporu düzenliyor.

Bunun üzerine Devlet, Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'ye yeniden Madalya tevcih ediyor.

 

-Dışişleri'nde de görev yaptı

Uyar, Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin Osmanlı İmparatorluğu Dönemi'nde Dışişleri'nde de görev yaptığını anlatıyor.

Uyar, Sınırlı Sorumlu (S.S.) Gül- Gülyağı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği'nin (GÜLBİRLİK) tarihi kayıtlarında ise şu bilgi notu yayınladığını ifade ediyor:

'Gül, 1888 yılında Müftüzade İsmail Efendi tarafından Bulgaristan'ın Kızanlık yöresinden getirilip bugünkü Gülcü Mahallesi'ne dikildiği bilinmektedir. Bu bilgilere göre Isparta’da gül yetiştiriciliği 1888 ve 1889 yıllarında başlamıştır.

Isparta ilinde ilk gül yağının 1892 yılında elde edildiği Hilmi Dilmen, Mithat Gülcü gibi yakın tarihimizi bilenlerce ifade edilmektedir. İlk gül yağı üretimini de iptidai imbiklerde yine Müftüzade İsmail Efendi’nin ürettiği tahmin edilmektedir.

Birinci Dünya Savaşından önce gül tarımının Anadolu’da bir hayli geliştiği, önem sırası ile “Isparta - Burdur - Afyon - Denizli” gibi batı vilayetlerinden başka Konya – Ankara - Sivas - Erzurum” illerinde de yayıldığı ve bu illerde de yetiştirildiği bilinmektedir. Gül tarımı o zamanki hükümetin de teşviki ile Isparta ve çevre halkı tarafından benimsenerek kısa zamanda büyük gelişme göstermiştir. 1912 yılında Ticaret ve Ziraat Nezaretinin gülcülük hakkındaki kitabı gül tarımının gelişmesinde çok faydalı olmuştur. O tarihlerde 6915 dönüm gül bahçesi tesis edildiği resmi kayıtlarda görülmektedir.


Birinci Dünya Savaşı’ndan önce Türk yağlarının saflığı ve zenginliği itibari ile dünya piyasalarında çok iyi bir isim yapıp arandıklarıda bilinmektedir. Ancak, mütareke yıllarında süratle gelişen Bulgar gül yağları karşısında bu durumunu kaybettiği ve Kurtuluş Savaşı sonlarında gül bahçesi sahalarının 50 azaldığı istatistiklerden anlaşılmaktadır.

1953 yılında Isparta’da Gülbirlik'in kurulması, 1954 yılında İslamköy, 1976 yılında Yakaören, Kılıç, Güneykent ince gül yağı fabrikaları ile Aliköy konkret fabrikasının ilde üretilen tüm gül çiçeğini modern teknolojiye uygun olarak işletmeye başlaması sonunda gül yağları dünya piyasalarında yeniden aranmaya başlanmış, neticede de dikim alanları hızlı bir gelişme göstermiştir. ''

Müftüzade Gülcü İsmail Efendi Soy Ağacı

»Müftüzade Gülcü İsmail Efendi: 1840- 1915

I»Ahmet Talat Gülcü: Ağır Ceza Hâkimi

I

»Cemal Sayın: Müstantik (Sorgu Hâkimi)

»Nazif Sayın: Öğretmen

»Neşe Sayın Balbay

HAYAT ''GÜL'' AĞACI

1840'da doğan Müftüzade Gülcü İsmail Efendi Medrese eğitimi gördü. Enderun'da şehzadelerin öğretmenliğini yaptı. Osmanlı İmparatoru II. Abdulhamid Dönemi'nde (1876- 1909) Bulgaristan'a gitti. 1888 yılında Kızanlık Vadisi'nden bastonun içerisine yerleştirdiği gül fidelerini Isparta'ya getirip toprakla buluşturdu.

-Devlet'in verdiği ''Mecidiye Nişanı''nı aldı, parayı kabul etmedi

Gülhane kurdu. Yağları Orman Maaddin ve Ziraat Nazırı'na götürdü. Önemli bir değer sağladığı için Devlet, ''Mecidiye Nişanı'' (Askeri ve Kahramanlık Nişanı) ve para ödülü verdi. Nişanı aldı; ancak parayı kabul etmedi. Bunun üzerine Orman, Madenler ve Tarım Bakanlığı para yerine damıtım aygıtı (imbik ve tamamlayıcı parçalar) verdi. İşte bugünün ''Gül Endüstrisi'' böyle doğdu.


''Dedem çok Müteşebbis idi''

Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin 5. Kuşak torunu Neşe Sayın Balbay, Tarih Araştırmacısı- Yazar Ömer Uyar'a konuştu:

 

''Aile Belleği'nde Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'ye dair çok hatıralar var:

Onları dinleyerek büyüdüm. Medrese eğitimi aldığını ve Enderun'da Şehzade Öğretmenliği yaptığını biliyoruz.

Gül Çiçeği'ni Kızanlık Vadisi'nden (Bulgaristan) Isparta'ya getirdi.

Gülhane kurdu

Orman, Maaddin ve Ziraat Nazırı tarafından Mecidiye Nişanı ile ödüllendirildi. Ayrıca hatıralarda şu anlatılırdı. Nazır, para ödülü de vermiş. Ancak Müftüzade Gülcü İsmail Efendi bunu kabul etmemiş. Bunun üzerine damıtım aygıtı (imbik ve tamamlayıcı parçalar) hediye edilmiş

Ertesi yıl o dönemin Orman, Madenler ve Tarım Bakanı bahçeler ve Gülhane'yi gezmesi, incelemesi ve raporlaması için Isparta'ya müfettiş gönderiyor. Müfettiş, yaptığı incelemeler sonucunda Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin ''Madalya'' ile ödüllendirilmesi yönünde rapor veriyor.

 
  • BIST 100.363
  • Altın 260,696
  • Dolar 5,7019
  • Euro 6,4039
  • Isparta 19 °C
action="search_result.php" method="get"> name="search_key" type="text" /> type="submit" value="" /> 
 
 
18.07.2019 12:28

GÜLCÜ İSMAİL EFENDİ….

Isparta Ün, Gülcü İsmail Efendi’nin yakınlarını buldu, hayatını yazdı.
GÜLCÜ İSMAİL EFENDİ….

İki ''Mecidiye Nişanı'' ile tevcih edilen Dehâ:

Müftüzade Gülcü İsmail Efendi

 

Kızanlık Vadisi'nden (Bulgaristan) bastonun içerisinde Rosa Damescana (Yağ Gülü) getirdi. Isparta toprakları ile buluşturdu. Kokulu güllerden yağ çıkardı, ihracatın kapılarını açtı. Devlet iki kez Mecidiye Nişanı (Askerlik ve Kahramanlık Madalyası) tevcih etti. O, yüzyılları aşan bir Dehâ: Müftüzade Gülcü İsmail Efendi

 

-Medrese tahsili gördü, Enderun'da ''Şehzadelerin Öğretmeni'' idi

Tarih Araştırmacısı- Yazar Ömer Uyar Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin Medrese eğitimi aldığını söyledi. Enderun'da uzun yıllar görev yaptığını anlatan Uyar, ''müteşebbis bir insandı. Kızanlık Vadisi'nden bastonunun içerisinde gül çiçeği getirdi. Bugünkü Gül Endüstrisi'nin temellerini attı'' dedi.

 

-Emeği geçen herkesin 'Aziz Hatıraları'na İthaf ediyoruz

1888 yılında toprakla ilk buluşan filizlerin bugün Isparta'nın ekonomisinin, kalkınmasının ana motorlarından biri haline geldiğini kaydeden Uyar, şöyle diyor: ''Rosa Damescana'nın (Yağ Gülü) bu noktalara gelmesinde ufku, vizyonu geniş Müftüzade Gülcü İsmail Efendi var. Kendileri elde ettiği Gülyağı'nı pazarlamak için Avrupa seyahatlerine de tarihi kaynaklarda rastlıyoruz.''

 

-Tarihi kaynakların aydınlığında Isparta'yı dönüştüren Dehâ

Tarih Araştırmacısı- Yazar Ömer Uyar, Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'ye ilişkin en önemli kaynaklardan birinin merhum eğitimci/ kütüphaneci Mahmut Kıyıcı'nın eserleri olduğunu söyledi.

Zira Mahmut Kıyıcı'nın ''Ispartalı ve Isparta'ya hizmet etmiş büyük adamlar'' başlıklı eserinin 63 ve 67'nci sayfalarında Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin hayatı anlatılıyor.

GÖLTAŞ Kültür Yayınları tarafından basılan eserde Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin Devlet tarafından ''Askerlik ve Kahramanlık Nişanı'' ile ödüllendirildiği belirtiliyor.

Tarih Araştırmacısı- Yazar Ömer Uyar, Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin Orman, Maaddin ve Ziraat Nazırı'nın teklifi ile kendisine tevcih edilen Mecidiye Nişanı'nı (Askerlik ve Kahramanlık Nişanı) kabul ettiğini; ancak bunun yanı sıra verilen para ödülünü nazik bir şekilde almadığını ifade ediyor.

Uyar, bunun üzerine dönemin Orman, Madenler ve Tarım Bakanlığı'nın para ödülü yerine damıtma aygıtı (imbik ve tamamlayıcı parçalar) hediye edildiğini ifade ediyor.

Bakanlık, ertesi yıl Isparta'ya Heyet gönderiyor.

Gelen Heyet, Rosa Damescana bahçeleri ve gül yağı çıkarılması sonucu ülkeye sağlanan katma değer nedeniyle Madalya verilmesinin uygun olacağı raporu düzenliyor.

Bunun üzerine Devlet, Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'ye yeniden Madalya tevcih ediyor.

 

-Dışişleri'nde de görev yaptı

Uyar, Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin Osmanlı İmparatorluğu Dönemi'nde Dışişleri'nde de görev yaptığını anlatıyor.

Uyar, Sınırlı Sorumlu (S.S.) Gül- Gülyağı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği'nin (GÜLBİRLİK) tarihi kayıtlarında ise şu bilgi notu yayınladığını ifade ediyor:

''Gül, 1888 yılında Müftüzade İsmail Efendi tarafından Bulgaristan'ın Kızanlık yöresinden getirilip bugünkü Gülcü Mahallesi'ne dikildiği bilinmektedir. Bu bilgilere göre Isparta’da gül yetiştiriciliği 1888 ve 1889 yıllarında başlamıştır.

Isparta ilinde ilk gül yağının 1892 yılında elde edildiği Hilmi Dilmen, Mithat Gülcü gibi yakın tarihimizi bilenlerce ifade edilmektedir. İlk gül yağı üretimini de iptidai imbiklerde yine Müftüzade İsmail Efendi’nin ürettiği tahmin edilmektedir.

Birinci Dünya Savaşından önce gül tarımının Anadolu’da bir hayli geliştiği, önem sırası ile “Isparta - Burdur - Afyon - Denizli” gibi batı vilayetlerinden başka Konya – Ankara - Sivas - Erzurum” illerinde de yayıldığı ve bu illerde de yetiştirildiği bilinmektedir. Gül tarımı o zamanki hükümetin de teşviki ile Isparta ve çevre halkı tarafından benimsenerek kısa zamanda büyük gelişme göstermiştir. 1912 yılında Ticaret ve Ziraat Nezaretinin gülcülük hakkındaki kitabı gül tarımının gelişmesinde çok faydalı olmuştur. O tarihlerde 6915 dönüm gül bahçesi tesis edildiği resmi kayıtlarda görülmektedir.

ahmet-talat-gulcu.jpg

Birinci Dünya Savaşı’ndan önce Türk yağlarının saflığı ve zenginliği itibari ile dünya piyasalarında çok iyi bir isim yapıp arandıklarıda bilinmektedir. Ancak, mütareke yıllarında süratle gelişen Bulgar gül yağları karşısında bu durumunu kaybettiği ve Kurtuluş Savaşı sonlarında gül bahçesi sahalarının 50 azaldığı istatistiklerden anlaşılmaktadır.

1953 yılında Isparta’da Gülbirlik'in kurulması, 1954 yılında İslamköy, 1976 yılında Yakaören, Kılıç, Güneykent ince gül yağı fabrikaları ile Aliköy konkret fabrikasının ilde üretilen tüm gül çiçeğini modern teknolojiye uygun olarak işletmeye başlaması sonunda gül yağları dünya piyasalarında yeniden aranmaya başlanmış, neticede de dikim alanları hızlı bir gelişme göstermiştir. ''

Müftüzade Gülcü İsmail Efendi Soy Ağacı

»Müftüzade Gülcü İsmail Efendi: 1840- 1915

I»Ahmet Talat Gülcü: Ağır Ceza Hâkimi

I

»Cemal Sayın: Müstantik (Sorgu Hâkimi)

»Nazif Sayın: Öğretmen

»Neşe Sayın Balbay

HAYAT ''GÜL'' AĞACI

1840'da doğan Müftüzade Gülcü İsmail Efendi Medrese eğitimi gördü. Enderun'da şehzadelerin öğretmenliğini yaptı. Osmanlı İmparatoru II. Abdulhamid Dönemi'nde (1876- 1909) Bulgaristan'a gitti. 1888 yılında Kızanlık Vadisi'nden bastonun içerisine yerleştirdiği gül fidelerini Isparta'ya getirip toprakla buluşturdu.

-Devlet'in verdiği ''Mecidiye Nişanı''nı aldı, parayı kabul etmedi

Gülhane kurdu. Yağları Orman Maaddin ve Ziraat Nazırı'na götürdü. Önemli bir değer sağladığı için Devlet, ''Mecidiye Nişanı'' (Askeri ve Kahramanlık Nişanı) ve para ödülü verdi. Nişanı aldı; ancak parayı kabul etmedi. Bunun üzerine Orman, Madenler ve Tarım Bakanlığı para yerine damıtım aygıtı (imbik ve tamamlayıcı parçalar) verdi. İşte bugünün ''Gül Endüstrisi'' böyle doğdu.

meliha-sayin--m.-nazif-sayin.jpg

-5. Kuşak Torunu Neşe Sayın Balbay: ''Hiç Gül Ziraatı yapmadık''

Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin 5. Kuşak Torunu Neşe Sayın Balbay, Tarih Araştırmacısı- Yazar Ömer Uyar'a konuştu; soy ağaçlarını anlattı: ''Ecdadımız vizyonerdi. Isparta'ya gülü getirdi. Ama hayatını bu alanda idame ettirmedi. Müftüzade İsmail Efendi, vizyonerdi. Isparta'ya ''Dokuma Atölyesi'' kurulmasına da önderlik etti. Enderun'da eğitim verdiğini biliyoruz. Ondan sonraki kuşaklar Yargıç ve Öğretmen. Müftüzade İsmail Efendi'nin oğlu Hâkim Ahmet Talat Bey'in fotoğrafı mevcut.''

 

nese-sayin--fahri-balbay.jpg

''Dedem çok Müteşebbis idi''

Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin 5. Kuşak torunu Neşe Sayın Balbay, Tarih Araştırmacısı- Yazar Ömer Uyar'a konuştu:

 

''Aile Belleği'nde Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'ye dair çok hatıralar var:

Onları dinleyerek büyüdüm. Medrese eğitimi aldığını ve Enderun'da Şehzade Öğretmenliği yaptığını biliyoruz.

Gül Çiçeği'ni Kızanlık Vadisi'nden (Bulgaristan) Isparta'ya getirdi.

Gülhane kurdu

Orman, Maaddin ve Ziraat Nazırı tarafından Mecidiye Nişanı ile ödüllendirildi. Ayrıca hatıralarda şu anlatılırdı. Nazır, para ödülü de vermiş. Ancak Müftüzade Gülcü İsmail Efendi bunu kabul etmemiş. Bunun üzerine damıtım aygıtı (imbik ve tamamlayıcı parçalar) hediye edilmiş

Ertesi yıl o dönemin Orman, Madenler ve Tarım Bakanı bahçeler ve Gülhane'yi gezmesi, incelemesi ve raporlaması için Isparta'ya müfettiş gönderiyor. Müfettiş, yaptığı incelemeler sonucunda Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin ''Madalya'' ile ödüllendirilmesi yönünde rapor veriyor.

 

 

Gülyağı'nın ihracatı için de farklı ülkelerle temas kuruyor. Bildiğimiz Fransa'ya seyahat ettiğidir.

Sadece Gül Çiçeği değil aynı zamanda Dokuma Atölyesi de kuruyor.

Kur'an-ı Kerim'i altın yaldızlarla işliyor. Değerinde satışını yapıyor

Isparta'da Gül Endüstrisi'nin doğuşuna önderlik eden bir aile olduğumuz için mutluyuz.''

 

Huzurlu Hayat

Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin 5'inci kuşak torunu Neşe Sayın Balbay, hayatını Fahri Balbay ile birleştirdi. Keçeci Mahallesi'nde sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir hayat sürüyorlar.

 

Meliha Hanım'a sağlıklı ömür dileriz

 

Neşe Sayın Balbay'ın annesi; 52 yaşında iken Hak'a yürüyen Öğretmen M. Nazif Sayın'ın eşi Meliha Hanım

90'lı yaşlardaki Meliha Sayın Hanımefendi'ye sağlıklı bir ömür diliyoruz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: GÜLCÜ, İSMAİL, EFENDİ….,
Yorumlar
Haber Yazılımı